Dizin
Kur'an-ı Kerim
İslam Ansiklopedisi
Anadolu Halk Klasikleri
İSAM Yayınları
Oku Düşün
Kaynak Eserler
Fikir Eserleri
İlmi Eserler
Tarih Kültür
Çocuk Yayınları
Cep Kitapları
Dini Edebiyat
Sanat Edebiyat
Sempozyum ve Paneller
Sesli ve Görüntülü Yayınlar
Yabancı Dil Eserleri
Din Büyükleri
Halk Kitapları
Roman
Ahlak Klasikleri
Eğitim - Öğretim
Kuramer Yayınları
İstanbul Kadı Sicilleri
  Aranan Kelimeler
 
Dizin > İSAM Yayınları
Büyük resmi görmek için tıklayınız...
Tarihsel ve Kültürel Boyutlarıyla Alevilik
İlyas Üzüm (Dr)


7,00 TL (KDV dahil)
10
  adet 


Türkiye Diyanet Vakfı
  • Detaylı Bilgi

  • Yorumlar

  • Ek Resimler

BU KİTAP ALEVİLİĞİN TARİHÎ ARKAPLÂNI, TEOLOJİK BOYUTU VE ERKÂNI KONUSUNDA BİLGİ VERMEK ÜZERE HAZIRLANMIŞTIR. AKADEMİK YOĞUNLUKTAN ARINDIRILARAK HAZIRLANAN ÇALIŞMANIN BİRİNCİ BÖLÜMÜNDE, ONUNCU ASIRDAN GÜNÜMÜZE KADAR GELEN TARİHÎ SEYİR İŞLENMİŞTİR. İKİNCİ BÖLÜMDE BU SOSYO-KÜLTÜREL YAPININ İSLAMÎ İNANÇ VE İBADETLERE BAKIŞI VE YORUMLAYIŞI İLE BELLİ BAŞLI ERKÂN ELE ALINMIŞTIR.
ISBN / ISSN : 978-975-389-914-7
Barkod No : 9789753899147
Sayfa Sayısı : 238
Dil : Türkçe
Basım Yeri ve Yılı : Ankara, 2017
Ebat : 12x19,5x1,5 cm
Ürün Hakkındaki Yorumlar :
Gönderen : İHSAN ÖZ Gönderme Tarihi : 04.11.2009|15:12:46 Görüş : İyi
  Her ne kadar ‘Ali’siz Alevîlik’ çalışmalarıyla İslam’ın dışına çekilmeye, gösterilmeye çalışılsa da; Alevîlik İslam’dır. Alevîlik, Türk-İslam tarihinin bir parçası olduğu kadar, günümüzün önemli bir sosyal gerçekliğidir de. Bu çalışma, bilimsel yöntemlere bağlı kalmakla birlikte akademik üslup ve yoğunluğu hafifleterek Alevîliğin tarihsel ve kültürel boyutlarını ana hatlarıyla ortaya koymak üzere kaleme alınmıştır. İki bölümden oluşan çalışmanın ‘Birinci Bölüm’ünde Alevîliğin tarihsel boyutu başlangıçtan günümüze kadar gelen seyri ile özetlenmiştir. ‘İkinci Bölüm’ Alevîliğin kültürel boyutlarına ayrılmış, burada inançlar, ibadetler ve erkan üzerinde durulmuştur. Okuyuculara Alevîlikle ilgili genel bir bilgi vermek amacıyla hazırlanan bir çalışmadır. (s.8) İnançlar konusunda şu özet cümleler dikkat çekicidir: *Dinî bir anlayış ve yaşayış olan ve kendisine has geniş ve esnek bir inanç zemini üzerine kurulan, batınî bir tasavufî yapı olan Alevîliğin inanç boyutu, son derece önemlidir. *Alevîliğin inanç dünyasını tasvir etmek, X. yy’dan günümüze kadar uzanan bir süreyi ve Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafî sahayı kapsaması ve daha birçok sebepten dolayı son derece güçtür. *Bu yapıya mensup kişiler ortak anlayışlar etrafında birleştikleri gibi, kimi zaman ve mekanlarda en temel konularda bile farklı anlayış ve düşüncelere sahip olabilmişlerdir. (Günümüzde olduğu gibi) *Alevîlik ‘teolojik sebeplere’ dayalı olarak ortaya çıkan bir fırka olmadığı için arkasında zengin bir literatür bırakmamıştır. (s.69) İnanç yönü öncelikle iman esasları yönünden (kaza ve kadere iman hariç) ele alınmış, Alevilerin konuya yaklaşımları, yedi büyük alevî ozanından( Fuzulî, Yeminî, Hatâî, Pir Sultan Abdal, Kul Himmet, Viranî ve Nesimî) konu ile ilgili deyişler ve konu sonunda yapılan saha çalışmasının yüzdeli oranı verilerek okuyucuya sunulmuştur. Bu oransal çalışmada en dikkati çekeni ise alevî dedeler üzerinde yapılan çalışmada, günümüz dedelerinin % 92’si Kur’an’da bazı ayetlerin eksik olduğunu belirtmeleridir. (s. 115) Yazar, inanç esaslarından ‘Kaza ve kadere iman’ konusu üzerinde herhangi bir bilgilendirmeye yer vermemiştir. ALEVÎLİK ile ŞİÎLİĞİN benzer ve farklı yönleri de şöyle ortaya konmaya çalışılmış: *Türklerin sonradan Müslüman olması nedeniyle Şii öğretilerle karşılaşan ve bu propagandalara muhatap olan Alevîlik, On iki imam anlayışını benimsemekle birlikte; Hz. Ali’nin ilk imam olarak benimsenip bunun kelime-i şehadete eklenmesi, ilk üç halife ile sahabeye olumlu gözle bakılmaması, on iki imam ve ondört masum kavramı, on ikinci imamın mehdi olarak benimsenmesi, Hz. Hüseyin’in yetmişiki arkadaşıyla birlikte Kerbela’da şehadetinin yasının tutulması, tevella(ehlibeyti sevenleri sevme) ve teberra(ehlibeyti sevmeyenlerden uzak durma), takiyye (başka kesimlerin yanında gerçek inancı saklama) gibi birtakım inanç ve inanç unsurlarını bünyesine almıştır. *Burada hemen şunu kaydetmek gerekir ki, Alevîlik Şia’dan söz konusu inanç ve inanç unsurlarını aynen almasına rağmen, içerik bakımından ondan farklı bir anlayış geliştirmiş, belirtilen hususlar aslî mahiyetinden çıkartılıp ya içi büyük ölçüde boş bırakılarak yahut bünyenin kendisine has yapısına adapte edilerek alınmıştır. (s.126) *Alevîlik, Şiilik açısından merkezî önemi bulunan, Cafer es-Sadık’a gönderme yapmasına rağmen, gerek inanç esasları gerekse amelî hükümleri bakımından birkaç istisnai durum dışında bu mezheple uzaktan yakından ilgisi bulunmamaktadır. *Alevîliğin kültürel kaynaklarına bakıldığında, belirtilen ve temas edilen kavramlara yer verildiği halde, Şiiliğin tevhid, adl, nübüvvet, imamet ve mead biçiminde beş madde halinde sıraladığı inanç esaslarının kabul edildiğini yahut bunlara ciddi oranda atıflar yapıldığını söylemek mümkün değildir. Aynı şekilde fıkhî yahut amelî bakımdan da söz konusu mezhepte bulunan sözgelimi, abdest alırken ayakların yıkanmayıp mesh edilmesi; namaz kılarken mühür adı verilen ve Kerbela toprağından yapılan bir taşın kullanılması; yine muamelatla ilgili geçici nikahın yani mut’anın kabul edilmesi gibi anlayışlara tesadüf edilmemektedir. (s.127) *Şia’nın imamet inancı doğrultusunda gelişen, ilk üç halife ile ashaba olumsuz bakma istikametindeki tutum, Alevîlikte de yer etmiştir. Nitekim kaynaklarda Ebu Bekir, Ömer ve Osman ile ashabın ileri gelenlerine olumlu gönderme bulunmadığı gibi, ne geçmişte ne de günümüzde bu isimlerin çocuklara ad olarak konulduğuna da rastlanmaktadır. *Şiilikte, şu anda gizlenmekte olan Mehdi’nin zuhur ettiğinde tevhide ve adalete dayalı bir yönetim kuracağı benimsenmişken, Alevîlikte bu istikamette bir anlayış söz konusu değildir. *Şii temelli anlayışlar arasında Kerbela’nın yasını tutmak Alevîlikte son derece önemlidir. (s.129) TASAVVUF ile ALEVÎLİĞİN ortak ve farklı yönler de şöylece ortaya konmaya çalışılmış: *Hem Alevîliğin hem de Bektaşîliğin tarikat özelliği taşıdıklarında, başka bir ifadeyle mistik yani tasavvufî niteliğe sahip olduklarında hiçbir şüphe yoktur. *Her iki yapının geçmişe uzanan temelleri, İslam’ın inanç ve amelleriyle ilgili farklı anlayış ve yorumlara sahip tasavvufî oluşumlar, başka bir ifadeyle tarikat yapılanmalarıdır. *İslam tasavvuf tarihinde tarikatların olmazsa olmaz şartı hükmündeki ‘adap-erkan’ anlayışı hem Alevîlikte hem de Bektaşîlikte mevcuttur. *Yine bir yapının ‘tarikat’ olabilmesi için gerekli olan ‘adap-erkan’ın yürütüldüğü mekanın, yani tekke, dergah ve zaviyelerin bulunması, her iki yapı için de söz konusudur. *Gerek Alevîlerin ana kaynağı hükmündeki Buyruk’ta gerek Bektaşîlikte Erkannamelerde yine tarikatların ortak özelliklerinden olan ‘şeyh-mürid’, ‘pîr-talip’, ‘dede-talip’ ilişkileri bağlamında geniş bilgiler yer almıştır. *Gerek Alevîlikte gerekse Bektaşîlikte ‘hiyerarşi’ tamamen tasavvufî bir karakter taşımaktadır. *Alevî ve Bektaşî büyüklerine ait vilayetnameler yahut Menakıbnameler, tasavvuf geleneği içinde söz konusu uluların etrafında gelişen ve onların gerçek anlamda veliliğini teyit eden kerametlerle doludur. *Alevî ve Bektaşî şiirlerinde pek çok tasavvufî kavrama yer verildiği gibi ‘yol’un tasavvuf yolu olduğu ifade eden deyişler de vardır. Sonuç olarak Alevîlik gerek Kızılbaşlık gerekse Bektaşîlik olarak tasavvufî temel üzerine oturan bir yapıdır. Ancak onun ‘bağdaştırıcı’ ve ‘bâtınî’ yönleri, yaygın İslamî anlayıştaki tasavvufî yapılardan farklı olduğu için, onu inançları bakımından kısmen ayrı bir konuma getirmektedir. (s. 131-133) Tabi ki kitapta genel İslamî ibadetler(namaz, oruç, zekat, hac) konularında alevîlerin yaklaşımı ile Alevîlikte adap-erkan konuları (cem, kırklar meclisi, muhasiplik erkanı, dardan indirme ve düşkünlük erkanı gibi) da ele alınmıştır ki bu konuları da okuyucular ile kitabın buluşmasına bırakalım. Son söz olarak hassas bir konu olması nedeni ile herkesin bilgi sahibi olmak için okuması gereken bir kitap olduğunu ifade etmek isterim.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız...

 
  Üye Giriş
E-Posta
Şifre
Yeni Üyelik
Şifremi unuttum
  Arama
Aranacak kelime
 
Hakkımızda | Şatış Şartları | İade Şartları | Teslimat |Telif Hakları | Gizlilik İlkesi | Yardım | Bize Ulaşın |Banka Hesap Numaraları
E-Yayınevimizde

kredi kartlarına taksit yapılmaktadır.
Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Matbaacılık ve Ticaret İşletmesi
Adres : Serhat Mh. 1256. Sok. No:11 Ostim Yenimahalle / Ankara - TÜRKİYE
Tel : +90.312.354 91 31 Faks : +90.312.386 03 28 Siparişlerinizle İlgili Tel : +90.312.354 91 31 Dahili : 136 - 138 - 142 - 145
E-Posta : bilgi@diyanetvakfiyayin.com.tr  Tic.Sicil No : 48527  Mersis No : 4-6665-8232-6958886