Dizin
Kur'an-ı Kerim
İslam Ansiklopedisi
Anadolu Halk Klasikleri
İSAM Yayınları
Oku Düşün
Kaynak Eserler
Fikir Eserleri
İlmi Eserler
Tarih Kültür
Çocuk Yayınları
Cep Kitapları
Dini Edebiyat
Sanat Edebiyat
Sempozyum ve Paneller
Sesli ve Görüntülü Yayınlar
Yabancı Dil Eserleri
Din Büyükleri
Halk Kitapları
Roman
Ahlak Klasikleri
Eğitim - Öğretim
Kuramer Yayınları
İstanbul Kadı Sicilleri
  Aranan Kelimeler
 
Dizin > Sanat Edebiyat
Büyük resmi görmek için tıklayınız...
İstiklal Marşının Tahlili
Yaşar ÇAĞBAYIR


10,50 TL (KDV dahil)
15
  adet 


Türkiye Diyanet Vakfı
  • Detaylı Bilgi

  • Yorumlar

  • Ek Resimler

ISBN / ISSN : 975-389-309-4
Barkod No : 9789753893091
Sayfa Sayısı : 396
Dil : Türkçe
Basım Yeri ve Yılı : Ankara, 2008
Ebat : 12,5x18,5x2 cm
Ürün Hakkındaki Yorumlar :
Gönderen : İHSAN ÖZ Gönderme Tarihi : 29.05.2012|16:37:19 Görüş : İyi
  Milletimizin hürriyet ve istiklalini kazandığı bu günü en iyi anlatan Mehmet Akif’in “Allah, bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın” ifade ettiği İstiklal marşımızdır. Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı'nı, şiirlerini topladığı Safahat'ına dahil etmemiş ve İstiklal Marşı'nın Türk Milleti'nin eseri olduğunu beyan etmiştir. Yaşar Çağbayır Hocanın Kutadgu Bilig ile birlikte bu eseri bizlere sunmasından dolayı teşekkür ediyoruz. Kitap iki bölümden oluşuyor: 1. bölümde Mili değerlerimiz başlığı altında “Devlet, ülke, millet, Türk Milleti, Anadolu nasıl Türkiye oldu, Türkiye üzerine beslenen emeller, Düşman nasıl çalışır, Anadolu Türkünün gördüğü zulümler, Türk milli mücadele destanı, Devletin hakimiyet belgeleri, Mehterden İstiklal marşına, İstiklal marşı şairi Mehmet Akif Ersoy, Mehmet Akif İstiklal Marşını yazıyor, İstiklal Marşı TBMM’de görüşülüyor, İstiklal marşı besteleniyor” başlıları altında uzun bir bölüm hazırlanmış. 2. bölüm ise İstiklal marşının tahliline ayrılmış. Alıntılar şöyle: Edebî eser ile onu meydana getiren yazar veya şair arasında büyük bir köprü mevcuttur. Eser sahibi, dünya görüşünü, manevî yapısını, içinde bulunduğu toplumun problemlerine bakışını ve bakış açısını yine kendine has üslubu ile ortaya koyar. Kısacası sahibi eseri ile kendi varlığını görüntüye getirir. İstiklal Marşı da bir edebî eserdir. Öyle bir edebî eser ki onun iki sahibi var: Biri, onu kaleme alıp duygularını dile getiren, millî hasletlerini haykıran şair Mehmet Akif; diğeri ise onun taşıdığı millî ruhu, millî duyguyu uygun bulup benimseyen, resmen kabul eden TBMM ve nihayet bu yüce kurulun asıl sahibi Türk milleti. (s.ıx) Ezizim veten yahşı Geymeğe keten yahşı; Gezmeğe gurbet ölke Ölmeğe veten yahşı. (s.8) Ortak değerleri bulunan insanlar, birlik oldukları zaman her türlü güçlüğü yenebilirler. (s.8) İstiklal Marşı, milli mücadeleyi, milli mücadele ruhunu ifade etmek kadar, belki de ondan daha fazla geleceğe ışık tutan bir milli kültür kaynağıdır. Onda Türk milletinin şanlı geçmişi kadar geleceğe uzanan mesajlar vardır. Bu mesajlar, eskilerin deyimi ile işin künhüne varmadan yeterince anlaşılamıyor. Türk insanına, bizi İstiklal savaşına zorlayan şartları ve melun elleri tanıtmadan ‘bayraksız bir milletin’ çektiği acıları, sıkıntıları; gördüğü zulümleri sergilemeden, İstiklal Marşını tanıma yeterli olmayacaktır. Ve ondan alınan feyz yarım kalacaktır. Ziya Gökalp, bir milletin milli duygusunu kaybettiği zaman milli istiklalini ve vatanını da kaybedeceğini söyler. Bu milletin milli duygusunu en güzel şekilde tazeleyebilecek, pekiştirecek edebî eserlerin en başında İstiklal Marşı gelir. (s.10) “Öz vatanına mensup olmayan kişi insanlığa da mensup değildir.” (B.G. Belinski)(s.10) “İstiklal Marşı, her türlü hayat cevherini, vazife aşkını ve minnet duygusunu bizzat içinde taşıyan milli ve tarihi bir abidedir.” (Muharrem Ergin) (s.153) “İnsanların, fertlerin alt şuurları olduğu gibi milletlerin, insan topluluklarının da alt şuurları vardır. Buna kollektif şuur diyoruz. Belki eskilerin maşerî vicdan dedikleri şey de budur. Bizim istiklâl Marşımız, Mehmet Akifin kaleminden volkan gibi fışkıran, bu büyük milletin, bu milletlerin en büyüğünün ma1 serî vicdanı, kollektif alt şuurudur. Gene belki onu hissettiği için Akif, şiirine imza koymamış, verilen mükâfatı kabul etmeyip bir hayır cemiyetine bağışlamıştır. Gene onun için İstiklâl Marşı’nı, şiirlerini topladığı Safahata almamıştır. Kahraman ordumuza ithaf etmiştir. O kahraman ordu ki bizzat millettir. O kahraman ordu ki hem kahraman, hem halaskar, hem milletin her şeyidir. Türkler için ordu ve millet kavramları öylesine birbirine karışmıştır ki bugün bile Anadolu’da köylü ana, bebeğini beşiğini sallarken “Benim oğlum büyüsün de paşa olsun” diye nida eder. Kim askerine Peygamberinin ismini mahlas olarak vermiş, onu ‘Mehmetçik’ diye çağırmıştır.” (Prof. Dr. Ayhan Songar) İstiklâl Marşımız da İstiklâl Savaşımız kadar muazzam bir eserdir. Birini vatan evlâtları kanlarıyla, canlarıyla; tükenmez emekleriyle, alınterleriyle; diğerini de Millî Şair Mehmet Akif engin kültürü, köklü imanı, sağlam kafası, güçlü kalemiyle yazmışlardır. Millî Marşımızın bütünündeki ifade, bin iki yüz sene önce Bilge Kağanın taşa kazınmış şu sözlerinin, başka bir tarihî olay içinde tekrarından başka bir şey midir? " Ey Türk milleti, üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe senin elini (yurdunu), töreni (devletini, düzenini) kim bozabilir?" Allah (c.c.)’ın izniyle kimse bozamaz, ebediyete kadar yaşayacaktır. İstiklâl Marşında bir milletin gururu, kendine güveni; haklılığını haykırışı; haklarını elde edebilme ve elde tutabilme gayretinin temeli; hür ve müstakil yaşayabilmek için taşıdığı imanın kaynağı; Yüce Allah (c.c.)a teslimiyetin ve geleceğe uzanan duası vardır. İstiklâl Marşı, Müslüman Türk milleti için bir duadır: Devlet-i ebed müddet duası. (s.385) Yunan ordularının Anadolu içlerine kadar yayıldığı, Sevr Antlaşması'nın imzalandığı, cephelerden çeşitli haberlerin geldiği, Millî Mücadele'nin ve meclisin en heyecanlı aylarının yaşandığı bir sırada gündeme gelen İstiklâl Marşı, Mehmed Akif'in de aynı duyguları yoğun olarak yaşadığı günlerinin mahsulü olmuştur. Onunla ilgili hatıralarda şairin, İstiklâl Marşı'nın bazı mısralarını henüz yarışmaya katılma kararı vermeden yazdığı, katıldığı günlerde de Tâceddin Dergâhı'ndaki odasında zaman zaman vecd ve istiğrak haline geldiği ifade edilmektedir. Marşın böyle bir atmosferi yansıtmış olduğu, kendisinin de daha sonra bunu Safahatına almayarak, "O benim değil milletimindir" demesinden ve son günlerinde hasta yatağında, “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın” temennisinden de anlaşılmaktadır. İstiklâl Marşı, gerek nazım tekniği gerekse muhteva bakımından herhangi bir millî marş güftesinin çok İlerisinde Türk edebiyatının en güzel lirik-hamasî şiirlerindendir. Son kıtası beş mısra olmak üzere dörder mısralık on kıtadan oluşan ve aruzla yazılan şiirin her kıtasının bütün mısraları tam kafiyelidir ve her kıtanın, temayı oluşturan duygu ile uyumlu ton ve vurguların yer aldığı sağlam bir yapısı vardır. İlk iki kıtada bayrağa hitap eden şair onun milletin varlığıyla beraber ebedî istiklâlini müjdeler. Şair üçüncü ve dördüncü kıtalarda Türk milleti adına konuşmakta, ebedî hürriyet aşkı ve imanıyla Batılılar'ın maddî güçlerine direneceğini söylemektedir. Türk askerine hitap eden beşinci ve altıncı kıtalar, üstünde yaşadığımız yerlerin alelade bir toprak değil vatan olduğunu, onların düşmana çiğnetilmemesi gerektiğini telkin eder. Yedinci ve sekizinci kıtalarda şair sevilen pek çok şey kaybedilse bile vatanın kaybedilmemesini ve ezan seslerinin kesilmemesini niyaz eder. Dokuzuncu kıtada bu duası kabul edildiği takdirde kendi ruhunun da vecd içinde yükseleceğini söyler. Nihayet son kıtada yine bayrağa dönerek ona ve milletine ebediyen çöküş olmayacağını, hürriyetin ve istiklâlin ebediyen onun hakkı olduğu müjdesini tekrar eder. Tam bir bütünlük gösteren şiirde mecaz ve semboller de ifadeyi zenginleştirmiştir. Milletin iradesine ve Allah'ın müminlere vaad ettiği zaferin er geç gerçekleşeceğine inanan Mehmed Akif in şiirindeki özelliklerden biri de millî ve ulvî değerlerle dinî motifleri dengeli bir şekilde kıtalara yerleştirmesidir. Bayrak, hilâl, yıldız, hak, hürriyet, istiklâl, yurt, millet, ırk, vatan, kahramanlık gibi millî kavramlarla iman, şehâdet, helâl, cennet, hudâ, ezan, mâbed, vecd gibi dinî motifler birbiriyle uyum halinde zengin bir belâgatle kullanılmış, böylece Millî Mücadele'yi gerçekleştiren halkın ruhunda mevcut iki önemli kavram İstiklâl Marşı’nın da iki temel temasını oluşturmuştur. (İA, 23/355)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız...

 
  Üye Giriş
E-Posta
Şifre
Yeni Üyelik
Şifremi unuttum
  Arama
Aranacak kelime
 
Hakkımızda | Şatış Şartları | İade Şartları | Teslimat |Telif Hakları | Gizlilik İlkesi | Yardım | Bize Ulaşın |Banka Hesap Numaraları
E-Yayınevimizde

kredi kartlarına taksit yapılmaktadır.
Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Matbaacılık ve Ticaret İşletmesi
Adres : Serhat Mh. 1256. Sok. No:11 Ostim Yenimahalle / Ankara - TÜRKİYE
Tel : +90.312.354 91 31 Faks : +90.312.386 03 28 Siparişlerinizle İlgili Tel : +90.312.354 91 31 Dahili : 136 - 138 - 142 - 145
E-Posta : bilgi@diyanetvakfiyayin.com.tr  Tic.Sicil No : 48527  Mersis No : 4-6665-8232-6958886