Dizin
Kur'an-ı Kerim
İslam Ansiklopedisi
Anadolu Halk Klasikleri
İSAM Yayınları
Oku Düşün
Kaynak Eserler
Fikir Eserleri
İlmi Eserler
Tarih Kültür
Çocuk Yayınları
Cep Kitapları
Dini Edebiyat
Sanat Edebiyat
Sempozyum ve Paneller
Sesli ve Görüntülü Yayınlar
Yabancı Dil Eserleri
Din Büyükleri
Halk Kitapları
Roman
Ahlak Klasikleri
Eğitim - Öğretim
  Aranan Kelimeler
 
Dizin > Oku Düşün
Büyük resmi görmek için tıklayınız...
Ailede Eğitim
Hüseyin AĞCA (Dr.)


4,90 TL (KDV dahil)
7



Türkiye Diyanet Vakfı
  • Detaylı Bilgi

  • Yorumlar

  • Ek Resimler

Modern Batı'nın temizlik olgusu bağlamında cemaziyelevveli. Temizliğin ana kaynağının doğu medeniyetlerinin oluşu üzerinde bir tespit çalışması,
ISBN / ISSN : 975-389-120-2
Barkod No : 9789753891202
Sayfa Sayısı : 146
Dil : Türkçe
Basım Yeri ve Yılı : Ankara, 2008
Ebat : 10,5x18,5x1 cm
Ürün Hakkındaki Yorumlar :
Gönderen : İHSAN ÖZ Gönderme Tarihi : 30.03.2010|17:40:33 Görüş : Çok İyi
  AİLEDE EĞİTİM Hüseyin Ağca Aile ve Eğitim. İç içe, birbirinden ayrılması mümkün olmayan iki kavram. Eğitimin olmadığı bir aile ve insan hayatında ailesinde eğitim almamış bir kimse düşünülemez. Günümüzde her işin, her mesleğin bir okulu, bir kursu olduğu halde, bu işleri yapabilmek için sertifika, ehliyet, referans, diploma vs. gibi iş yapabilirlik belgeleri istendiği halde, aile kurmanın, aile olmanın hiçbir eğitimi aranmaz. İnsan ilişkileri içinde en uzun ömürlü ve önemli etkileri olanı, hiç kuşkusuz anne-baba ile çocukları arasında olan ilişkilerdir. Her çocuk ailenin parçasıdır. Çocuğun yetişmesi ve gelişmesinde ailenin katkı ve sorumlulukları, çevre ve toplumun sorumlulukları kadar önemlidir. Gösteriyor ki, anne-babaları tarafından gerçekten sevilip sayıldıklarına inanan çocuklar davranışlarında daha bağımsız ve kendilerine daha çok güvenen insanlar durumuna gelmektedirler. Çocuğun kişiliği önce ve esaslı olarak anne-babası arasında biçimlenmeye ve renk almaya başlar. Ancak bir çocuğun aile çevresinde kazandığı kötü alışkanlıkları değiştirmek, kolay bir iş değildir. Atalarımız, öncelikle ilk yıllardaki etkilerin önemini belirtmek için ‘Ağaç yaşken eğilir’ demişlerdir. Yapılan incelemelerde gösterdiği gibi insan hayatında anne-babasının her yaşta kişiliği üzerinde etkisi olmaktadır. ‘Aile eğitimi’ için çaba sarfetmek isteyenlerin başvuracaklar ilk elde eserlerden biri, işte Muhterem Hüseyin Ağca Bey’in bu eğitimin nasıl bir metotla verileceği konusunda hazırladığı bu eseri tavsiye ediyor, kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Kitap giriş ve üç bölümden oluşuyor. Giriş bölümünde aile kavramı, kuruluşu, üyeleri ile görev, sorumluluk ve yetkileri üzerinde duruluyor. İlk bölümde ise, ‘ailede eğitim’ kavramı, ne anlaşılması ne niçin yapılması gerektiği ile ailede eğitim rolleri işleniyor. İkinci bölüm, aile kurmak için evliliğe hazırlık, Ailede eğitimde uygulanacak belli başlı alanlar, belli başlı metotlardan oluşuyor. Üçüncü ve son bölümde, ailede eğitilmiş insanın özellikleri, ailede etkili eğitim uygulayan toplumların özellikleri ve ailede eğitimin değerlendirmesi ile sona eriyor. Eserden alınan notları şöyle özetleyebiliriz: “Ey insanlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” (Tahrim,6) Kitap başlangıçta, aile sorumluluğunu hatırlatan ve konunun önemini ifade eden bu ayetle başlıyor. Aile, tarihin her döneminde ve her yerinde toplumun temel ve vazgeçilmeyen müessesesi olmuştur. Bu müessese, insanlığın tanıdığı bütün dinler tarafından da kutsal sayılmıştır. Onun kutsallığı; cemiyet hayatında düzen, disiplin, huzur ve devamlılığı sağlamasında gelmektedir. Ailenin çeşitli sebeplerle zayıfladığı her durumda; kargaşa ve çok boyutlu sefalet yaygınlaşmaktadır. Aile bir bakıma kötülük ve iyiliklerin hem sebebi hem de sonucudur. Aile sağlıklı ise toplumda iyilikler yaygınlaşır, aile bozulmuşsa toplum da bozulur. Aile öncelikle kendi üyelerine ve bu yolla da toplumun bütün üyelerine, insanlığın temel değerleri olan şu tutum ve davranışların kazandırılmaya başlandığı bir sorumluluk ortamıdır: a.Dini inanç ve ibadetin aşılanıp öğretilmesi b.Kardeşlik duygusunun doğurduğu insan sevgisi ve paylaşma davranışının benimsetilmesi c.Annenin örneklik etmesiyle şefkat, babanın tutumuyla da merhamet duygusuyla temas ve bunların uygulanması ç.Aile fertlerinin ilişkilerinde hakim olan hoşgörülü tavırların tanınması d.Aile içindeki iş bölümü uygulamalarından, görülerek kazanılan cesaretle kişilik sahibi olma e.Bir aile tarafından aranan, yokluğu hissedilen kişi olarak, diğer üyelerin mensubiyet duygusundan kaynaklanan güvenlik içinde olma. ‘Ailede Eğitim’ insanî değerlerin geliştirilerek yaşatılması için, aile üyelerinden her birinin yerine getirmesi gereken tanıtma, benimsetme, önderlik ve örneklik davranışa dönüştürme ile ilgili sorumlulukları açıklamak amacıyla kaleme alındı. Bilindiği gibi ailenin eğitimi çok kere bu kurumun dışındaki sorumlulardan beklenir. (xı) Ünlü bir düşünür, “Mutlaka evlenmelidir. Çünkü bunda başarıya ulaşanlar mutlu, ulaşamayanlar benim gibi filozof olurlar. Her ikisi de çok güzeldir” demiştir. Hayatın gayesi mutlu yaşamak ve huzur içinde bu geçici dünyadan ayrılmak olsa gerektir. Mutlu olabilmek için de gerekli şartların başında, uygun şartlarda bir aile yuvası kurmak geliyor. (s.2) Ailenin kurulması önemli olmakla birlikte, en az onun kadar önemli bir noktası da sağlıklı bir şekilde devam ettirilmesidir. Çünkü aile, kendiliğinden kurulan bir kurum olmadığı gibi kendiliğinden de devam edemez. Kılı kırk yararak özene bezene seçilen eşlerle, toyla düğünle kurulan aile, devamı için gerekli olan karşılıklı fedakarlık, hoşgörü, sorumlulukları paylaşma ve güçlüklere katlanma gibi zorunlu davranışlar gösterilmezse dağılabilir. (s.11) Ailede Eğitim, aile yuvası kurmaya karar verilen andan başlayarak aile birliğinin herhangi bir biçimde sona ermesine kadar geçen süre içinde, aile üyelerinin eğitimini kapsar. (s.12) Kurulacak aile yuvasının yakınlarına sunacağı iki mutluluk haberi vardır. Birincisi; kendilerinin mutlu, huzurlu bir hayata başladıkları ve devamı için her fedakarlığı yapmaya hazır oldukları konusundadır. İkincisi ise, ana-baba olacaklarını müjdelemeleridir. Ailede eğitimin sağlıklı bir seviyede gerçekleşmesinde rol oynayan birkaç önemli noktayı açıklamakta yarar vardır: 1.EŞ SEÇİMİ: Yakın bir geçmişe kadar eş seçme yalnızca erkeğe ait olan bir imtiyazdı. Gerek eski Türk geleneklerine, gerekse İslam dininin ailenin kuruluşu ile ilgili kurallarına aykırı olan, bu tek yönlü kararlar eş seçip aile yuvası kurma yöntemi, gösterilen tepkiler sonucu geniş çapta ortadan kalkmış gibidir. Ancak bu defa da tepkilerin dozu kaçmışa benzemektedir. Bir uçtan öteki uca gitmek kolay, fakat bu süratli gidişte doğabilecek tehlikeleri önlemek oldukça güçtür. Nitekim bu defa da kimsenin fikri desteğini almadan, geçici heveslere dayalı eş seçimleri yaygınlaşmaya başlamıştır. Pek çok kısa süreli evliliğin temelinde ‘isabetsiz eş seçimi’ meselesi yatmaktadır. Eş seçimi, her iki tarafın eşit ağırlıkta değerlendirme yapacakları, her iki tarafın aile büyüklerinin fikirlerinin alınacağı, sağlık, kültür, eğitim, dini, milli, ahlaki değer yargılarındaki ortak noktaların samimi bir tarzda irdelenip, her şeyin açık ve hoşgörülü bir üslupla ortaya konulacağı bir dizi ciddi işlemden sonra varılacak, geniş katılımlı bir karara dayandırılmalıdır. Evlilik öncesindeki sözlülük ve nişanlılık dönemleri, karı koca adaylarının birbirlerini tanımaları, açık kalplilikle gelecekten neler beklediklerini öğrenmeleri için çok iyi bir fırsattır.(s.68) 2. EŞLERİN BİRBİRLERİNİ EĞİTME SORUMLULUĞU: Ailenin kuruluşuna temel teşkil eden, karşılıklı irade beyanı ve bunun resmi makamlarca kaydedilmesinin hemen ardından, birbirini tamamlama sorumluluğu başlar. Bu sorumluluğun başlıcaları arasında, eşlerin ortak bir hayat için yeniden eğitilmeleri vardır. Bu eğitim, genel hatlarıyla bir uyum/intibak eğitimidir. Çeyrek asra yakın bir ömrü, kendi kişisel tercihlerine göre yaşamış olan iki insan, artık ortak bir hayat sürecektir. (s.72) 3.ANA-BABA OLMA OLGUNLUĞU: Ana-baba olgunluğu, ailenin genç üyelerinin tavırları karşısında; sabırlı, anlayışlı, hoşgörülü tavır almalarıyla ortaya çıkar. Olgun ana-baba, susturan değil, dinleyen ana-babadır. Küstürme yerine barıştırmayı amaç edinir. Olgunluk en genel anlamda, psikolojik olarak göstermek demektir. (s.75) Ana-baba olma olgunluğu gelecek nesil için ciddi bir güvencedir. Bu olgunluk, annenin, çocukları için iyi bir aşçı, bakıcı ya da çamaşırcı kadın rolünü çok aşan bir sorumluluktur. Baba için de düğmeye basıldığında çocuğa para veren otomatik bir banka makinasından öte bir rol oynamayı gerektirir. Ailede eğitimin bütün boyutlarıyla gerçekleşmesi, toplumda sosyal problemlerin daha kaynağından söndürülmesi demektir. Karı-koca adayları birbirlerini isabetli seçer, birbirlerinin eksikliklerini hoşgörüyle karşılar, tamamlamak için gayret gösterirse, kısaca aile; zevklerin, kederlerin paylaşıldığı bir eğitim ocağı olarak düşünülürse, kişiler mutlu, toplum huzurlu olur. (s.80) Ailede Uygulanabilecek Eğitim Metotları: a.Örnek olma b.Uygun örnekler seçip gösterme. c.Uygun çevre düzenleme veya böyle düzenlenmiş çevrelerle ilişki kurma ç.Olaylar, durumlar, eşyalar üzerinde ortak gözlem yapma, yaptırma ve düşündürme d.Yaptırıp yaşatma e.Kötülüklerden koruma f.Ödüllendirme g.Doğru ve faydalı kaynaklarla temasa getirme h.Korkutma ı.Cezalandırma. Bu metotların kullanılışında uyulacak kurallar, metodun başarısı için oldukça önemlidir: 1.Kullanılacak tek bir metot, çok kere bizi başarıya götürmeyebilir. Bu yüzden birden fazla metodun bir arada kullanılması denenmelidir. 2.Metodun seçiminde eğitici aile üyelerinin uygulayabilme becerisi dikkate alınmalıdır. 3.Eğitilecek kişinin çeşitli özellikleriyle tanımasından sonra kendisine en uygun gelebilecek olan metot ya da metotlar seçilmelidir. 4.Seçilen metodun/metotların kısa sürede pratik bazı sonuçlar alınmasına imkan verecek cinsten olmasına özen gösterilmelidir. 5.Seçilen metodun kolay uygulanabilir nitelikte olmasına dikkat edilmelidir. 6.Kullanılacak metot yapılacak eğitimde ekonomi sağlaması da dikkate alınmalıdır. 7.Uygulanacak metodu, aile üyeleri içinde birden fazla kişinin kullanabilir olması da önemlidir. 8.Nihayet, seçilen metodun eğitilecek kişi tarafında, uzman eğitici desteği olmadan da kullanılabilir olması da düşünülmelidir. Bu kurallara uygun olarak seçilecek metotların bizi amaçlarımıza ulaştırmaması için hiçbir sebep yoktur. Yeter ki eğitici de sabır, eğitilecekte iyi niyet olsun. (s.109)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız...

 
  Üye Giriş
E-Posta
Şifre
Yeni Üyelik
Şifremi unuttum
  Arama
Aranacak kelime
 
Hakkımızda | Şatış Şartları | İade Şartları | Teslimat |Telif Hakları | Gizlilik İlkesi | Yardım | Bize Ulaşın |Banka Hesap Numaraları
E-Yayınevimizde

kredi kartlarına taksit yapılmaktadır.
Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Matbaacılık ve Ticaret İşletmesi
Adres : Serhat Mh. 1256. Sok. No:11 Ostim Yenimahalle / Ankara - TÜRKİYE
Tel : +90.312.354 91 31 Faks : +90.312.386 03 28 Siparişlerinizle İlgili Tel : +90.312.354 91 31 Dahili : 136 - 138 - 142 - 145
E-Posta : bilgi@diyanetvakfiyayin.com.tr  Tic.Sicil No : 48527  Mersis No : 4-6665-8232-6958886