Dizin
Kur'an-ı Kerim
İslam Ansiklopedisi
Anadolu Halk Klasikleri
İSAM Yayınları
Oku Düşün
Kaynak Eserler
Fikir Eserleri
İlmi Eserler
Tarih Kültür
Çocuk Yayınları
Cep Kitapları
Dini Edebiyat
Sanat Edebiyat
Sempozyum ve Paneller
Sesli ve Görüntülü Yayınlar
Yabancı Dil Eserleri
Din Büyükleri
Halk Kitapları
Roman
Ahlak Klasikleri
Eğitim - Öğretim
Kuramer Yayınları
İstanbul Kadı Sicilleri
  Aranan Kelimeler
 
Dizin > Oku Düşün
Büyük resmi görmek için tıklayınız...
İmam Buhari
Dr.Hamit Sevgili


7,70 TL (KDV dahil)
11
  adet 


Türkiye Diyanet Vakfı
  • Detaylı Bilgi

  • Yorumlar

  • Ek Resimler

ISBN / ISSN : 978-975-389-928-4
Barkod No : 9789753899284
Sayfa Sayısı : 140
Dil : Türkçe
Basım Yeri ve Yılı : Ankara, 2019
Ebat : 19x12x2 cm
Ürün Hakkındaki Yorumlar :
Gönderen : İHSAN ÖZ Gönderme Tarihi : 14.02.2010|01:41:50 Görüş : İyi
  Hep şunu merak etmişimdir: Ahmed b. Hanbel ve İmam-ı Malik gibi bir hadis kitabına sahip bulunduğu ve aynı zamanda büyük bir fıkıh alimi olduğu, hatta bazı alimlerin Buhari’yi mutlak müçtehit olarak kabul ettikleri halde acaba neden Buhari bir mezhep kurucusu olarak tanınmamıştır? İşte bu sorunun alt yapısını bu kitapta bulmak mümkün. Kitaptan dikkati çeken cümleler şunlar: Her medeniyet kitaplarla inşa edilmiştir. Geleceğe uzanan köprünün ayakları geçmiştedir. Buhari bir ara ağır bir hastalık geçirdi. Gözleri görmez oldu. Tedavisi işe meşgul olunmasına ve çeşitli ilaçlarla iyileştirilmesine çalışılmasına rağmen bir sonuç alınamadı. Bunun üzerine o şefkatli anne çocuğunun sağlığına kavuşması için günlerce Allah’a dua etti. Gözyaşı döktü. Yalvardı, yakardı. Derken bir gece düşünde İbrahim Peygamber’i gördü. Bu ulu peygamber içten duygularla Allah’a çok dua ettiği; gece gündüz demeden gözyaşı dökerek yalvardığı için Yüce Allah’ın oğlunu sağlığına kavuşturacağını söyledi. Sabah uyanınca bir de ne görsün, oğlunun gözleri iyi olmuş, görmeye başlamış. (s.9) İmam Buhârî, Bağdat'a geldiğinde, ilmî derecesini, hıfzını ve hadise olan vukufiyetini ölçmek için, çok kalabalık bir ders meclisinde, orada bulunan on zat, kendisini imtihan eder. Her biri, on ayrı hadis okur, ama senedleri altüst edilerek, ravilerin yerleri değiştirilerek, yani senedin birindeki ravinin yerine başka birini koyarak, yüz hadisi birbirine karıştırıp ona okurlar. Her bir hadis okunduğunda Buhari “Bilmiyorum” diye cevap verir. Neler olup bittiğinin farkına varanlar gözleriyle ‘durumu anladı’ derler. Anlamayanlar ise Buhari’nin aczine bilgisizliğine verirler. Bunun gibi tam yüz hadis, senetleri karıştırılarak Buharî'ye okunur. İmam Buhârî, yüzüncü hadisin sonunda sorunun bittiğini anlayınca: "Birinci hadiste falan zatın yerine falanı koymuşsunuz; o hadisin sağlam olan senedi sizin söylediğiniz gibi değil, şöyledir." diyerek, birinciden yüzüncüye kadar her hadisi asıl senedleriyle okur ve orada bulunan âlimler, onun hıfzını ve faziletini ikrar ederler. (s. 26-27) Buhârî, ilmin şerefini korumuş ve onu dünya metaı hâline getirmemiş kadri celîl alimlerimizdendir. Ona Buhâra emîri Halid b. Ahmed ez-Zühlî haber göndererek: "Gel, benim çocuklarıma hadis takrir et." dediğinde Buhârî: "ilmi aşağılayamam, ilim, hükümdarın ayağına gitmez; eğer hükümdarın ilme merakı varsa kendisi gelir, çocukları gelir, ders alırlar." cevabını verir. Bunun üzerine emir: "Çocuklarıma ayrı bir gün tahsis etsen." teklifinde bulunur. Büyük İmam: "Ben Ümmet-i Muhammed'e ders verirken, senin çocukların için hususî zaman zayi edemem." karşılığını verince, vali ile aralarının açılmasına sebep olur ve hayatının sonunu tecritte geçirir. (s.50) Buhari, ilmin ve ilim adamının şerefini korumuş, inancından, fikirlerinden ve doğru bildiklerinden fedakarlık yapmamış, taviz vermemişti. Sürgün edilmek, çile çekmek pahasına da olsa bunları savunmuş, üzerlerine gölge düşürmemişti. Kırılmıştı ama eğilmemişti. Şahsiyetini yoğuran bu tutumunu şöyle dile getirmişti: “Buhara’ya ilk geldiğin gün başından para ve şeker saçılmıştı. Oysa bu gün.. Buna ne dersin? diyen birine verdiği şu cevap ne kadar anlamlıdır: “Hiç önemi yok.. İnandığım şeylere zarar gelmesin yeter!” (s.55) Çekirdekten yetişme hadisçi (s.33) Buhari’yi hadis ilminde eşsiz bir otorite haline getiren hususlar vardır. Bunlardan ilki ve en önemlisi kullandığı sağlam ilmî metotlarıdır. O seleflerinin yıllarca uyguladıkları metotları geliştirmiş, daha düzenli ve yararlı şekle getirmiştir. Bunun yanı sıra getirdiği yeniliklerle hadis metodolojisinin sağlam kaidelerini daha da sağlamlaştırmıştır. (s.77) Buhari’nin hadis ilminde yerleştiği zirveyi dile getirmek üzere ona ‘Emîru’l-Mü’minîne fi’l-Hadîs’ (Hadiste müminlerin emîri) lakabı verilmiştir. (s.80) Buhari yalnız üstün yetenekli bir hadis alimi değil, aynı zamanda büyük bir fıkıh alimidir. Hatta onu mutlak müctehid olarak gören alimler vardır. Bununla birlikte kimi alimler de onun Ebu Hanife’nin yolunda bir mezhep müctehidi olduğu görüşündedirler. (s.81) Onun İmam-ı Azam’ın hayranı ve iyi bir yorumcusu olduğu söylenir. (s.83) Buhari’nin Sahih’inde bab başlıkları arasında rastlanan fetvasını kendi ictihadı ile verdiği kimi meseleler onun fıkıh ilmindeki yerini göstermesi bakımından üzerinde durulmaya değer: 1.Karı koca birleşmesinde erkek ile kadının sünnet mahalleri birleştiği takdirde boşalma olmazsa gusletmek vacip olmaz. Böyle bir durumda gusletmek ihtiyat tedbiridir. 2.Hamamda Kur’an-ı Kerim okunabilir. 3.Elbise veya çamaşıra bulaşan meninin ovularak yıkanması caizdir. 4.Ölü hayvan kemiğinden yapılan tarakla saçları taramak, yağıyla saçları yağlamak caizdir. 5.Savaş halinde veya düşmandan korunmak maksadıyla namaz vaktini geçirmek caizdir. 6.Kunut duasını rükudan önce okumak caiz olduğu gibi sonra okumak da caizdir. 7.Kasaba ve şehirlerde Cuma namazı kılınır. Bayram, Cuma gününe rastladığında, bayram namazı kılandan Cuma namazı sakıt olur. 8.Görme özürlülerin şahitliği makbuldür. 9.Kadınların erkeklere hizmet etmeleri caizdir. Kadınların erkek hastaları ziyaret etmeleri de caizdir. 10.Sarhoşun ve unutarak karısını boşayanın boşamaları geçersizdir. (s.86) Ona göre hadis öğrenmek Allah’ın Son Elçisi Hz. Muhammed’le birlikte olmaktır. (s.86) Buhari’nin meşhur esri el-Camius-Sahihi yanında el-Edebül-Müfred’ini ve Mısırlı bir alimden nakledildiğine göre Buhari zamanında otuz kadar alim, dünyada tek ihtiyaçlarının bu kitabı görmek olduğunu söylediği et-Tarihul-Kebir’ini de belirtmek gerekir. (s.94) Kitabı son iki bölümü Buhari’nin eserleri ve Sahih’inin özellikleri ve ondan seçmelerden oluşmaktadır. (s.93-156)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız...

 
  Üye Giriş
E-Posta
Şifre
Yeni Üyelik
Şifremi unuttum
  Arama
Aranacak kelime
 
Hakkımızda | Şatış Şartları | İade Şartları | Teslimat |Telif Hakları | Gizlilik İlkesi | Yardım | Bize Ulaşın |Banka Hesap Numaraları
E-Yayınevimizde

kredi kartlarına taksit yapılmaktadır.
Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Matbaacılık ve Ticaret İşletmesi
Adres : Ostim OSB Mh. 1256 Cad. No:11 Yenimahalle / Ankara - TÜRKİYE
Tel : +90.312.354 91 31 Faks : +90.312.354 91 32 Siparişlerinizle İlgili Tel : +90.312.354 91 31 Dahili : 136 - 138 - 142 - 145
E-Posta : bilgi@diyanetvakfiyayin.com.tr  Tic.Sicil No : 48527  Mersis No : 4-6665-8232-6958886